1. Anasayfa
  2. Sağlıklı Yaşam

Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis)

Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis)
0

Yazı İçeriği

Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis)

Medikal olarak pitozis olarak bilinen göz kapağı düşüklüğü, üst göz kapağının normalin altında olması durumudur. Göz kapağını kaldıran kasların zayıflığı veya sinir iletimindeki sorunlar neden olabilir. Bu hastalık doğuştan gelebileceği gibi ilerleyen yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Göz kapağı düşüklüğünün (Pitozis) belirtileri nelerdir?

Bu durumun en belirgin belirtisi üst göz kapağının anormal bir şekilde aşağıda olmasıdır. Bu sarkma, gözün tamamen açılamamasına neden olabilir. Bu göz kapağı düşüklüğü genellikle gözde belirgin bir asimetri oluşturarak hastaların yüz ifadelerini etkileyebilir. Bazı hastalar daha iyi görebilmek için başlarını geriye atmaya veya kaşlarını kaldırmaya başlarlar. Görsel alan kısıtlaması, göz yorgunluğu ve baş ağrısı gibi rahatsızlıklar da bu düşüklükle birlikte görülebilir.

Göz kapağı düşüklüğü tedavi yöntemleri nelerdir?

Pitozisin tedavisi için en yaygın yöntem cerrahi müdahaledir. Göz kapağını kaldıran kasın güçlendirilmesi ya da kısaltılması amacıyla yapılan bu ameliyat, genellikle oldukça etkilidir. Özellikle doğuştan gelen pitozis durumlarında, levator kasının askıya alınması yöntemi tercih edilebilir. Göz kapağını kaldıran kasın fonksiyonunu tamamen yitirdiği durumlarda, kaşın üstündeki frontalis kası kullanılarak göz kapağının askıya alınması yöntemi uygulanabilir.

Göz kapağı düşüklüğü kendiliğinden geçer mi? Nasıl geçer?

Göz kapağı düşüklüğü, travma veya bazı enfeksiyonlar gibi geçici nedenlerle ortaya çıktıysa, genellikle kendiliğinden düzelebilir. Ancak yaşa bağlı, genetik veya bazı hastalıklardan kaynaklanan pitozis durumlarında, kendiliğinden düzelmesini beklemek yerine bir uzmana başvurmak gerekir.

Göz Kapağı Estetiği Nedir?

Göz kapağı estetiği, tıbbi olarak blefaroplasti olarak da bilinen, göz kapaklarındaki fazla deri, yağ dokusu ve bazen kasın çıkarılması ya da düzenlenmesi işlemidir. Bu estetik operasyon göz kapağı estetiği göz çevresinin daha genç ve dinamik bir görünüm kazanmasına yardımcı olurken, aynı zamanda görsel alanın genişlemesine de katkıda bulunabilir.

Göz Kapağı Yaşlanma Belirtileri Nelerdir?

Zamanla göz kapaklarında bazı yaşlanma belirtileri ortaya çıkabilir. Üst göz kapaklarında sarkma, derinin fazlalığı veya yağ dokusunun birikmesi bu belirtiler arasındadır. Alt göz kapaklarında ise torbalanma, ince çizgiler ve kırışıklıklar yaşlanmanın belirtileri olarak görülebilir. Aynı zamanda, kaşlarda da sarkma olabilir ve bu da göz kapağının üzerine bir baskı yaparak daha da aşağıya çekilmesine neden olabilir.

Göz Kapağı Estetiği Hangi Durumlarda Yapılır?

Göz kapağı estetiği, estetik kaygıların bir sonucu olarak gerçekleştirilebilir. Bu nedenle, bir kişi yaşlanma belirtilerini azaltmak ve daha genç bir görünüm elde etmek isteyebilir. Bununla birlikte, üst göz kapağının sarkması bazı durumlarda görsel alanı kısıtlayabilir. Bu durumda, fonksiyonel bir nedenle cerrahi müdahale de gerçekleştirilebilir. Aynı şekilde, gözlerde sürekli bir ağırlık hissi, yorgunluk veya baş ağrısı gibi sorunlar göz kapağı estetiğine ihtiyaç duyduğunu gösterebilir.

 

Göz Kapağı Estetiği Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Göz kapağı estetiği sonrasında bazı önemli noktalara dikkat etmek gerekir. İlk günlerde gözlerde şişlik, morluk ve hafif bir ağrı olması normaldir. Bu belirtiler, soğuk kompres uygulamaları ve doktorun önerdiği ilaçlarla hafifletilebilir. Operasyon sonrası gözlere doğrudan su değdirmemek, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak ve bir süre makyaj yapmamak önerilir. Ayrıca, ilk günlerde yüksek yastıkla uyumak, şişliklerin daha çabuk inmesine yardımcı olabilir.

Göz sulanması nedir?

Göz sulanması, gözyaşının aşırı üretimi ya da gözden düzgün bir şekilde akıtılmaması sonucunda gözde birikmesi durumudur. Bu durum, gözün yüzeyini nemli tutan gözyaşının dengesizliğinden kaynaklanır. Gözyaşı, gözün yüzeyini korur, temizler ve nemli tutar, ancak dengesizliği gözün konforunu ve görüş kalitesini etkileyebilir.

Göz sulanması belirtileri nelerdir?

Göz sulanmasının en belirgin belirtisi, gözlerden sürekli ya da aralıklı olarak gözyaşı gelmesidir. Bu durum, bazen yanma, batma, kaşıntı veya gözlerde kızarıklıkla birlikte görülebilir. Özellikle rüzgarlı havalarda, parlak ışıkta veya soğuk ortamlarda göz sulanması şiddetlenebilir.

Göz sulanması teşhisi nasıl konulur?

Hastanın şikayetleri ve belirtileri göz sulanması teşhisini belirler. Bununla birlikte, gözün dış yüzeyinin muayenesi, gözyaşı üretimi ve drenajının değerlendirilmesi gibi ek testler gerekebilir, temel nedeni belirlemek için. Bu testler, gözyaşının kalitesini, miktarını ve drenajını inceleyerek gözyaşı dengesizliğinin nedenini belirler.

Göz sulanması nedenleri nelerdir?

Göz sulanmasının birçok nedeni olabilir. Bunlar arasında gözdeki yüzey bozuklukları, enfeksiyonlar, alerjiler, yabancı cisimler, gözdeki yüzeyin kuruması, göz kapağı problemleri ve gözyaşı kanalı tıkanıklığı bulunmaktadır. Ayrıca, bazı sistemik hastalıklar ve ilaçlar da göz sulanmasına yol açabilir.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı neden olur?

Gözyaşının normalde gözden buruna doğru akmasını sağlayan kanallar tıkandığında gözyaşı kanalı tıkanıklığı oluşur. Doğuştan gelen anormallikler, enfeksiyonlar, travma, yaşa bağlı değişiklikler ve tümöral oluşumlar bu tıkanıklığa neden olabilir. Gözyaşı kanallarının tıkanması, gözyaşının doğru bir şekilde drenajını engeller ve bu da gözlerin aşırı sulanmasına neden olur.

 

  • 0
    mutlu
    Mutlu
  • 0
    _zg_n
    Üzgün
  • 0
    _a_k_n
    Şaşkın
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    be_enmedim
    Beğenmedim
  • 0
    k_zg_n_m_
    Kızgınım!

Site kurucusu- Herkes gibi sen de özgürce paylaşcan....

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir